|
|
'Türban' teklifi TBMM'de
AK Parti ile MHP, yükseköğretimde başörtüsünün serbest bırakılması için Anayasa ile Yükseköğretim Yasası'nda değişiklik yapılmasını öngören teklifleri, TBMM Başkanlığı'na sundu.
Kategori |
: Güncel Olaylar |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 80 |
Tarih |
: 29 Ocak 2008 23:22 |
Tekliflere, başta AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere, her iki partiden 348 milletvekili imza koydu. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, Meclis'te CHP'yi ziyaret ettikten sonra, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın makam odasına geçtiler. AK Parti ve MHP yöneticileri, burada Anayasa değişikliğine ilişkin imzalarla ilgili son durumu gözden geçirdi. Daha sonra, AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Nihat Ergün, Sadullah Ergin, Mustafa Elitaş ile MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Mehmet Şandır, Genel Kurul'a ara verilmesi üzerine, TBMM Başkanı Vekili Meral Akşener'in makam odasına geçti. AK Parti ve MHP grup başkanvekilleri, Anayasa'nın 10'ncu ve 42'nci maddelerinde değişiklik öngören Anayasa değişikliği teklifi ile Yükseköğretim Yasası'nın ek 17'nci maddesinde değişiklik yapılmasını düzenleyen yasa teklifini, TBMM Başkanı Vekili Akşener'e sundu. AK Parti Grup Başkanvekili Bozdağ, Anayasa değişikliği teklifini içeren dilekçeyi sunduktan sonra yaptığı açıklamada, Türkiye'nin uzun süredir gündeminde bulunan, yükseköğrenimde bazı öğrencilerin eğitim ve öğrenim hakkını kullanmada yaşadıkları sıkıntıların çözümünü öngören tekliflerde, MHP ile ortak mutabakata vardıklarını hatırlattı. Partisinden 278 milletvekilinin tekliflere imza koyduğunu anlatan Bozdağ, bazı milletvekillerinin yurtdışı ve il dışında olması nedeniyle imzalarının alınamadığını ifade etti. MHP Grup Başkanvekili Vural da tekliflere, partisine mensup bütün milletvekillerinin imza koyduğunu belirterek, Yükseköğretim Yasası'nda değişiklik öngören teklifi Meral Akşener'e sundu. TBMM Başkanı Vekili Akşener de "Hayırlık olsun" diyerek teklifleri aldı ve başkanlık makamının, tekliflerin gereğini yapacağını söyledi. CHP "Yargıya giderim" sinyali verdi AK Parti ve MHP yöneticileri, başörtüsüne üniversitelerde serbestlik tanıyan Anayasa değişikliği çalışmaları çerçevesinde CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol ile Hakkı Suha Okay'ı ziyaret etti. AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, DSP ile görüşmelerinin ardından, CHP grup başkanvekilleriyle bir araya geldi. Okay'ın odasında gerçekleşen görüşme 35 dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bozdağ, Vural ve Okay açıklamalarda bulundu. Görüşmenin ardından açıklama yapan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM'de azami uzlaşıyı sağlamak üzere AK Parti ile hazırladıkları öneriyi, CHP grubuyla paylaştıklarını söyledi. Vural, "Bizim amacımız, bunu toplumsal gerilim ve çatışma aracı olmaktan çıkartarak, bir çözüm alanı içinde çözüme kavuşturulmasıdır. Bu uzlaşmayla ilgili görüşlerimizi ve önerimizi paylaştık" dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ da "Türkiye'de yaklaşık 40 yıla yakın bir zamandır üniversitelerimizde yaşanan sorunun çözümüne yönelik yapılan çalışmalar, belli bir mutabakatla sonuçlandı" dedi. AK Parti ve MHP yöneticilerinin ayrılmasının ardından da CHP'li Okay da bir açıklama yaptı. AK Parti ile MHP'nin, türban sorununu aşmak için birlikte çalışma yaptıklarını, yol arkadaşlığına çıktıklarını ifade eden Okay, gelinen noktada Anayasanın 42'nci maddesine "yüksek öğrenim" ifadesini eklediklerini anımsattı. Okay, "Demek ki tam da yeterli bir çalışma yapamamışlar. Halen sorunu nasıl çözeceklerinde bir mutabakatları, uzlaşıları yok" dedi. Anayasaların, "akşam yatalım, sabah kalkalım değiştirelim" denilecek metinler olmadığını ifade eden Okay, anayasaları; devletin hukuki yapısının omurgası ve temel yasalar olarak niteledi. Okay, Anayasa değişikliğinin TBMM'de kabul edilmesi halinde, CHP'nin demokratik süreçteki muhalefetini sürdüreceğini ve yargısal sürece taşıyacağını bildirdi. DSP'li İçli: "Aceleye getirilmesin" AK Parti ve MHP yetkilileri DSP'yi de ziyaret etti. AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Faruk Bal, DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli ve İstanbul Milletvekili Hasan Macit'i TBMM'de ziyaret etti. Yaklaşık yarım saat süren görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bozdağ, MHP ile yaptıkları ortak çalışmayı DSP'ye ilettiklerini belirtti. DSP'li milletvekillerinin, bu konuda bir çalışma yapıp, konuyu genel başkanlarına ileteceklerini ve ondan sonra bu konuda nihai değerlendirmelerini yapacaklarını söylediklerini ifade eden Bozdağ, "Umudumuz, DSP'nin de bu konudaki çözüme pozitif katkısıyla Türkiye'de 30 yıldır süren bu sorunun çözümünün artık gerçekleşmesi ve sorunun Türkiye'nin gündeminden çıkmasıdır" dedi. Tayfun İçli de yaptığı açıklamada, AK Parti ve MHP gruplarının, yapmayı düşündükleri Anayasa değişikliği teklifini partilerine ilettiklerini söyledi. 'Elimizdeki metin, sanıyorum yeni bir metin. Çünkü daha önce kamuoyuna yansıyan birtakım açıklamalardan sonra yeni birtakım düzenlemeler de yapıldı" diyen İçli, bu teklifi değerlendireceklerini ve bunu da kamuoyuna açıklayacaklarını kaydetti. İçli, "DSP bu konuda eskiden olduğu gibi, inançlara saygılı laiklik ilkesine sadık, bu görüşünde ısrarlı... Bir de böylesi konuların çok aceleye getirilmemesi konusunda da kararlı bir tutumumuz var. Önümüzdeki günlerde DSP'nin bu konudaki görüşlerini sizlere açıklayacağız" diye konuştu. ÖZBUDUN'UN UYARISI DİKKATE ALINDI 42'inci maddeye 'yükseköğrenim' ifadesi eklendi AKP ve MHP, türban yasağının kaldırılmasına yönelik düzenlemeye "yükseköğrenim" ifadesini ekleme kararı aldı. AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Anayasa'da yapılacak değişiklik kapsamında, durumun daha da net ifade edilmesi için Anayasa'nın 42'nci maddesine "yükseköğrenim" ifadesini de koyacaklarını bildirdi. Bozdağ, gazetecilere yaptığı açıklamada, teklife son şeklini vermeye çalıştıklarını ifade ederek, "Anayasa'nın eğitim ve öğrenim hakkını düzenleyen 42'nci maddesine, 'yükseköğrenim' ifadesini koyuyoruz" dedi. Bugün CNN TÜRK'te Gürkan Zengin'in sorularını yanıtlayan AKP'nin anayasa taslağını hazırlayan Bilim Kurulu'nun Başkanı Prof. Dr. Ergun Özbudun, Anayasa'nın 42'nci maddede yapılacak değişiklikte "yükseköğretim" ifadesinin geçmemesinin, "serbestiyi ortaöğretime kadar genişletebileceği" uyarısında bulunmuştu. Anayasa'nın 42'nci maddesine "yükseköğretim" ifadesinin konulması gerektiğini söyleyen Özbudun, üniversite öğrencilerinin reşit olmayan ortaöğretim öğrencilerinden farklı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmişti. MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı, gazetecilerin, "Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun, düzenlemede 'yükseköğrenim' ifadesinin bulunması gerektiğini savunuyor" sözlerine, "Bulunmasında gerek olsaydı koyardık" karşılığını vermişti. AK Parti TBMM grup toplantısından ayrılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, gazetecilerin bu yöndeki sorularını yanıtsız bırakmıştı.
TEKLİFİN GEREKÇESİ AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan ve başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılması amacıyla Yükseköğretim Kanunu'nda değişiklik teklifinde, başın nasıl örtüneceği tarif ediliyor. Teklifle, Yükseköğretim Kanunu'nun ek 17'nci maddesine, "Hiç kimse başının örtülü olması sebebiyle yüksek öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz ve bu yönde uygulama ve düzenleme yapılamaz. Ancak başın örtülmesi, kişinin yüzü açık ve kimliğinin tanınmasına imkan verecek ve çene altından bağlanacak şekilde olması gerekir" ifadesi ekleniyor. Teklifin gerekçesinde, bu hükmün amacının herkesin yüksek öğrenim hakkından serbestçe, eşit ve özgür bir ortamda yararlanmasını sağlamak olduğu ifade edildi. "Üniversitelerde uzun süreden beri devam eden ve bazı öğrencilerin kılık ve kıyafetlerinden dolayı öğrenim hakkından yoksun bırakılmasına neden olan uygulama, toplumsal barış, millet-devlet kaynaşmasını ve eğitimde fırsat eşitliğini olumsuz yönde etkilemektedir" denilen gerekçede, şu ifadelere yer verildi: "Üniversite düzeyinde eğitim gören kişilerin, kendi kılık ve kıyafetleri konusunda tercih yapabilmeleri, bireysellik, kimlik ve kişiliklerinin gelişmesi için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Üniversiteler evrensel bilgi ve bilimin hür bir ortamda üretildikleri, özgür ve özerk mekanlardır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği, 'Fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür' nesiller, ancak kişilerin hiç bir gerekçeyle ayrıma tabi tutulmadığı ve eşit olarak yüksek öğrenim hakkından yararlanıldığı özgür üniversitelerde yetişebilir. Yüksek öğrenim kurumlarında başın örtülmesi, eğitim ve öğretimin gerektirdiği güvenliğin sağlanması amacına yönelik olarak sınırlandırılmaktadır. Bu kapsamda, başı örtmek için kullanılan kıyafetlerin yüzü açıkta bırakması ve kişinin kimliğinin tespitine imkan verecek şekilde olması gerekmektedir." Teklifin genel gerekçesinde, Anayasa'nın, "Kanun önünde eşitlik"başlıklı 10'uncu ve "Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi" başlıklı 42'nci maddelerinde yapılması öngörülen değişikliklerin, yükseköğretim hizmetlerinden, 'Kişilerin kanun önünde eşitlik ilkesine' uygun olarak, herhangi bir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmadan yararlanmasının önündeki engelleri kaldırmayı amaçladığı ifade edildi. Genel gerekçede şu ifadelere yer verildi: "Devletin temel amaç ve görevlerinden biri de kişinin temel hak ve hürriyetlerini, hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaktır. Yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafetlerinden dolayı bazı öğrencilerin eğitim ve öğrenim hakkının engellenmesi kronik bir sorun haline gelmiştir. Kurucusu ve üyesi bulunduğumuz Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerin hiç birinde üniversite düzeyinde böyle bir sorun mevcut bulunmamaktadır. Buna rağmen, ülkemizde uzun bir süredir üniversitelerde bazı kız öğrencilerin başlarını örtmede kullandıkları kıyafetler nedeniyle eğitim ve öğrenim hakkını kullanamadıkları bilinmektedir. Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinde, 'Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür' nesillerin yetiştirilmesi; kişilerin yükseköğrenim hakkından, 'Kanun önünde eşitlik ilkesi' gereği hiçbir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmadan yararlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenlerle, Anayasanın 10 ve 42'nci maddesinde bu değişikliklerin yapılması gereği doğmuştur." Üniversitelerde ayrımcılık yapılamaz Anayasa'nın 10'ncu maddesiyle ilgili değişikliğin gerekçesinde, kanun önünde eşitliğin, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden biri olduğunu belirtilerek, bu ilkeyi uygularken devletin negatif ve pozitif yükümlülükleri bulunduğu kaydedildi. Devlet organları ve idari makamların, hiçbir sebeple bireyler arasında ayrımcılık yapamayacağı gibi bu yöndeki ayrımcılık girişimlerini de önlemekle yükümlü olduklarına işaret edilen gerekçede, şöyle denildi: "Anayasa'nın, 'Devletin amaç ve görevleri' başlıklı 5'nci maddesine göre, 'Kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak', devletin temel amaç ve görevleri arasındadır. Devlet bu temel görevini yerine getirirken, herkesin kamu hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak zorundadır. Tüm idare makamları gibi üniversiteler de yükseköğretim hizmeti sunarken dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, giyim, kuşam ve benzeri sebeplerle bu hizmetten yararlanan kişiler arasında ayrımcılık yapamazlar." 42'nci maddenin gerekçesi Anayasa'nın eğitim ve öğrenim hakkını düzenleyen 42'nci maddesiyle ilgili değişikliğin gerekçesinde ise eğitim ve öğrenim hakkının kişilerin en temel ve vazgeçilmez haklarından biri olduğuna işaret edilerek, "Bu nedenle bu hakkın sınırlandırılması ancak kanunun açıkça belirttiği istisnai durumlarda söz konusu olabilir" denildi. Anayasanın 13'ncü maddesinde de temel hak ve hürriyetlerin, "Özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla" sınırlanabileceğinin belirtildiğine işaret edilerek, şu görüşlere yer verildi: "Kanunun açıkça yasaklamadığı bir fiil, tutum veya davranıştan dolayı idare hiç kimseyi eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakamaz. Buna rağmen ülkemizde bazı kişilerin kanunda açıkça yazılı olmayan sebeplerden dolayı yüksek öğrenim hakkından mahrum bırakıldıkları da bir gerçektir. İşte bu nedenle yapılan değişikliğin amacı, münhasıran yükseköğretim hizmetlerinden yararlanan vatandaşlar arasında eşitliği sağlamak ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim hakkından mahrum edilen kişilerin bu hak mahrumiyetini ortadan kaldırmaktır." AKP-MHP uzlaşısı
AK Parti ile MHP, 27 Ocak'ta, yükseköğretimde türbanın serbest bırakılması konusunda anlaştı. İki parti, Anayasa'nın 10'uncu ve 42'nci maddeleri ile Yükseköğretim Yasası'nın ek 17'nci maddesinin değiştirilmesi konusunda mutabakata vardı.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Güncel Olaylar |
En Çok Okunan Haberler |
|
|
|
|
|