Superalem Haber

Superalem
Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | Video | Chat | Galeri

Arama


Gelişmiş Arama

Türban maratonu sürüyor

TBMM Genel Kurulu'nda, başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği teklifinin maddelerine geçilmesine ilişkin yapılan oylamada, 397 kabul, 113 ret oyu çıktı.

Kategori  Kategori : Güncel Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 61
Tarih  Tarih : 06 Şubat 2008 23:26

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından, maddelerine geçilmesi oylandı.

Yapılan gizli oylamaya 517 milletvekili katıldı. Oylama sonucunda, 397 kabul, 113 ret, 4 çekimser ve 3 oy boş çıktı.
 
Genel Kurul'da verilen aranın ardından teklifin maddelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Anayasa'nın "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10'uncu maddesinde değişiklik yapan 1'inci madde üzerinde görüşmelere başlandı.

Gruplar adına ilk sözü CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter aldı. Serter, türbanının temel hak ve hürriyetler kapsamında değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
 
Serter'in, "Türban kadını ikinci sınıf birey konumuna indirgeyen, kadın-erkek eşitliğini ortadan kaldıran, ikinci sınıf bir giyim tarzıdır" şeklindeki sözleri, AK Parti'li milletvekillerinin tepkisine yol açtı.
 
"Özgürlükleri geriye değil ileriye gittiğini", bu nedenle türbanının özgürlük olarak nitelendirilemeyeceğini savunan Serter, AK Parti'nin çok oy almanın şımarıklığıyla tepkileri görmediğini, halkın sesini duymadığını söyledi.

Serter, "Halkın sesini o kadar duymuyorsunuz ki... Eski Meclis Başkanı, geçenlerde bir salonda türbanlı kadınlarla konuşurken, laikleri kastederek 'Bu kadar kin, nefret size az bile' dedi. Bu toplumu bölen, ayrıştıran AKP zihniyeti olmuştur" diye konuştu.

PARTİ GRUPLARI ADINA KONUŞMALAR
 
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, AK Parti ve MHP'in ortak Anayasa değişikliği teklifinin, "Karşı devrim yanlılarını cesaretlendirecek, yeni bir konuma taşıyacak içerikte olduğunu, Cumhuriyetle bir hesaplaşma amacı güttüğünü" öne sürdü.

AKP'nin, 2002'den sonra laik, demokratik Cumhuriyeti törpüleyecek adımlar attığını savunarak, kamunun kuşatıldığını öne süren Okay, "Şimdi geldiğimiz noktada, Türkiye tam bir kırılma noktasına taşındı. Cumhuriyet kurulduktan sonra oluşan toplumsal barışın yerini, gerilim siyaseti ile toplumun farklılıklarından siyasi rant sağlama girişimleri aldı" dedi.

Laikliği işlemez duruma getirecek Anayasa değişikliği yapılamayacağını vurgulayan Hakkı Suha Okay, "Anayasanın tam bir uyum içinde birbirlerini tamamlayan genel hükümlerinin, Anayasa değişiklikleriyle sistem ve düzenin bozulması ve karşıtlıklar içine düşürülmesi bir bütün teşkil eden hukuki yapıyı sarsar ve yıkar. Buna izin vermeyeceğiz. Cumhuriyeti rotasından çıkarmak istiyorsunuz. Aydınlanma devrimlerinden rövanş almak istiyorsunuz. Bu rövanşı alamayacaksınız" diye konuştu.

Okay, "Hiçbir zaman unutmayınız ki din sömürüsüne dayanan iktidarların, gün gelip nasıl yok olduğunu yakın tarihimiz görmüştür, siyasi tarih bunun örnekleri ile doludur" dedi.

DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, başörtüsünün aşırı politikleştirilip siyasi bir simge durumuna getirildiğini belirterek, "Sorunun yöntem, biçim ve içerik itibarıyla bu şekilde gündeme getirilmiş olması, siyasi rantla ilgilidir. Çözümü de çözümsüzlüğü de partiler için hasat mevsimidir" dedi.

İktidarın, "başta Diyarbakır belediyesi olmak üzere, modern ve demokratik Kürt siyasetinin bütün kazanımlarını ele geçirmek istediğini" ileri süren Tuğluk, "Kürt sorununun demokratik ve siyasal çözümünü engelleme adına ordusu, AKP'si, tarikatı, gericisi, milliyetçisi birleşmiş, birleştirilmiştir. Ama bu ittifakın sonu, parçalanmış toplum, parçalanmış ülke olacaktır" diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasını içeren anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesi halinde, yükseköğrenimde gerilimin ortadan kalkacağını, üniversite yöneticilerinin, öğrencilere ayrımcılık yapmanın tedirginliğinden kurtulacağını söyledi.

Bal, "Bu Anayasa değişikliğinden ve diğer düzenlemelerden yararlanarak yükseköğrenim hakkından mahrum olan başı örtülü genç kızlarımızın da kaybetmekle değerini daha iyi anlamış oldukları bu haktan, yasanın belirlediği sınırlar içinde yararlanırken, bunu suiistimal etmeyeceklerine, diğer öğrencilerin tedirgin olmalarına sebebiyet vermeyeceklerine inanıyoruz" dedi.
 
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Öyle bir noktaya geldi ki konu, teklifi verenler neredeyse rejimi yıkılması noktasında kararlılık içinde" ifadesini kullandı.
 
Daha sonra tutanaklardaki konuşmasını aktaran Çiçek, "Sanki biz iki parti olarak oturduk, laikliği neresinden aşarız, neresinden aşındırırız diye bir araya geldik, karar verdik ama bunu söylemiyoruz. Demokratik ülkede hiç kimse kendi fikrinin, düşüncesinin laikliğe olan inancının doğruluğunu bir başkasına onaylatma mecburiyetinde değildir. Onaylayacak makam da CHP değildir" dedi.
 
Cemil Çiçek, "Bu yasakları kaldıralım, toplumun kafasındaki endişeleri giderecek düzenlemeyi yapalım. Niye uzlaşmaya yanaşmıyorsunuz da Çernobil Santrali gibi radyoaktif korku ve dehşet saçıyorsunuz" dedi.
 
Kendilerini, Meclis'e milletin getirdiğini dile getiren Çiçek, önce milletin dediklerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
 
Bakan Çiçek, "Milletin oyunu almak gerektiğinde son derece yumuşak, demokrat, toleranslı, ondan sonra 'tü kaka'. Bu olmaz, bu ikiyüzlülüktür, ikiyüzlülüğün daniskasıdır" dedi.
 
CHP'lilerin laf atması üzerine Bakan Çiçek, "Siz laikliğin kantarı değilsiniz. Benim laik olup olmadığımın onayını siz verecek değilsiniz, laiklik noteri değilsiniz. 50 yıldan beri iktidara gelenleri suçluyorsunuz. 50 yıldır anlatıyorsunuz, millet mi anlamıyor siz mi anlatamıyorsunuz?" diye konuştu.
 
Çiçek, Türkiye'de laikliğin, Kuzey Kore ve eski SSCB'dekinden farklı olarak, insan haklarına dayalı ve demokratik bir laiklik olduğunu belirterek, "Şu an Türkiye'de bir kısmının arzuladığı, Kuzey Kore tipi laikliktir. Kimse, laiklik üzerinden böyle ucuz kahramanlık yapmaya kalkmasın" dedi.
 
AK Parti İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı, Anayasada yapılmak istenen değişikliklerde inkılap kanunlarına aykırı hiçbir felsefe, düşünce ve amaç bulunmadığını söyledi.

Üniversitelerin, evrensel bilgi üretim merkezi oldukları sürece üniversite kimliğini kazanacaklarını anlatan Bahçekapılı, "Toplumsal gelişmenin doğrudan bağlı olduğu yükseköğrenim hakkı önündeki ihlaller karşısında biraz düşünmemiz, biraz da empati yapmamız gerekmektedir" dedi.

Bahçekapılı, "Ben ve grubum demokrasiden ve Cumhuriyet'ten yana taraftır. Sosyal devlet ilkesinden ve hukuk devleti ilkesinden yana taraftır ve özellikle laiklik ilkesinden yana taraftır. Bu böyle bilinmelidir" diye konuştu.

MECLİS GÖRÜŞMELERİNDEN
 
CHP Ankara Milletvekili Önder Sav, "teklifin Anayasa'ya aykırı olduğu" gerekçesiyle önerge verdi. Bunun üzerinde usul tartışması açıldı. Önerge üzerinde ilk sözü Sav aldı.
 
Sav, türban üzerinden siyaset yaparak, hasata çıkanların, "haşat" olacağını savunarak, "Elma şekerini AK Parti yiyecek, sapı da hasada çıktığını sananların elinde kalacak" dedi.
 
Konunun 1984'den sonra Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarıyla açıklığa kavuştuğunu ifade eden Sav, bu düzenlemenin mahkeme kararlarına aykırı olarak getirildiğini savundu.
 
Böyle bir Anayasa değişikliği teklifinin TBMM'ye gelmemesi gerektiğini savunan Sav, teklifin, "Anayasa'ya karşı hile niteliği taşıdığını" iddia etti.
 
AK Parti ve MHP'ye, "Yol yakın ken dönün, bindiğiniz alamet sizi kıyamete götürür" diye seslenen CHP Ankara Milletvekili Sav, "Tarikat şeyhi Gulbettin Hikmetyar'ın önünde diz çökenler, asla laikliğin güvencesi olamazlar" ifadesini kullandı.
 
Teklif lehinde konuşanlar
 
TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle de MHP ve AK Parti'nin ortak önerisi Genel Kurul'da görüşüldü. Öneri lehinde AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ile MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural konuştu.
 
AK Parti'li Ergin, Anayasa değişikliği teklifinin Anayasa'nın 2'nci maddesiyle irtibatlı olmadığını belirtti.
 
MHP'li Vural da teklifin öncelikli olarak görüşülmesinin çok tabii olduğunu, prosedürün Anayasa ve İçtüzük'teki düzenlemeye uygun olarak işlediğini söyledi.
 
Aleyhte ise 12 milletvekili söz istedi. Aleyhte konuşan DSP Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı, Türkiye'de bir türban sorunu olduğunu, bunun siyasiler tarafından yaratıldığını ve büyütüldüğünü söyledi.
 
Sol bir parti olarak demokrasi ve özgürlüklerden yana olduklarını, bu nedenle yasakları savunamayacaklarını anlatan Halıcı, başı örtülü oldukları gerekçesiyle genç kızların eğitim hakkının engellenmesine karşı olduğunu, ancak bu konuda kaygı ve endişe taşıyanların da gözardı edilemeyeceğini kaydetti.
 
"Gömlek değiştirmek kolay, deri değiştirmek?"
 
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol da, Türkiye'ye "ekonomik tusunami" uyarısı yapılırken çok farklı konuların tartışıldığını anlattı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü grup toplantısında, "Niye telaşlanıyorsunuz? Parlamentoda laikliğe karşı olan parti veya milletvekili mi var?" dediğini hatırlatan Anadol, "Evet, siz varsınız, siz söylediniz" dedi.
 
Erdoğan'ın 1995 yılında İstanbul Ümraniye'de yaptığı konuşmada "Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye... Bu millet istediği zaman tabiki laiklik elden gider" dediğini ifade eden Anadol, "Bunu sorduğumuzda cevap hazır: 'Biz Milli Görüş gömleğini çıkardık' diyorlar. Gömlek değiştirmek kolay, deri değiştirmek mümkün mü? Çıkmıyor işte..." dedi.

AKP'li Hüsnü Tuna ve Fatma Şahin ile Isparta Belediye Başkanı'nın sözlerine değinen Anadol, "Asalım mı bunları" diye kendisine laf atan AKP'lilere, "Biz asmıyoruz, takdir ediyoruz takiye yapmadıkları için. Ama siz disipline veriyorsunuz. Bunlar daha cesur. Ama sizde erken öten horoz muamelesi görüyorlar" görüşünü belirtti.
 
Anadol, Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında TBMM'ye ziyaretçi alınmamasını da kınadı.
 
"Laik T.C.'nin cenazesini kaldırıyorsunuz"
 
Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, laikliğin kaldırılması halinde, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözünün, "Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır" şeklinde değişeceğini, "Millet" yerine "Ümmet"in geleceğini söyledi.
 
Teklifle, Anayasanın taşıyıcı kolonu olan laikliğin kesildiğini belirten Genç, "1920'lerde kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti'nin cenazesini kaldırıyorsunuz" ifadesini kullandı.
 
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, teklifin laikliğe aykırı olduğunu iddia etmenin, maksadı aşan, farklı kavgaları, gerekçeleri ortaya koyan bir davranış olduğunu belirtti.
 
Şandır, "40 yıldır tartışılan bir konuyu 40 yıl daha mı tartışalım? Eğitim-öğretim özgürlüğünün sınırlandırılmasını nasıl savunabiliriz?" diye sordu.
 
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ da, tekliflerinin Anayasanın ilk 3 maddesiyle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirtti.
 
Konuşmaların ardından birleşimi yöneten Pakdil, teklifin, Anayasa ve içtüzüğe aykırı olmadığını söyledi.
 
Genel Kurul cuma ve cumartesi de çalışacak
 
Konuşmaların ardından, AK Parti ve MHP'nin ortak önerisi kabul edildi. Buna göre, başörtüsüne üniversitelerde serbestlik tanıyan Anayasa değişikliği teklifi ile Gaziantep'e İstiklal Madalyası verilmesini öngören kanun teklifi gündemin ön sıralarına alındı.

Ayrıca, Genel Kurulun çalışma takvimi de belirlendi. Buna göre, Genel Kurul bugün Anayasa değişikliği teklifinin ilk turu tamamlanıncaya kadar, yarın 14.00-20.00, Cuma 14.00-19.00 saatleri arasında çalışacak.

Anayasa değişikliği teklifinin ikinci tur oylamasının yapılacağı 9 Şubat Cumartesi günü saat 11.00'de toplanacak olan Genel Kurul, çalışmalarını, teklifin oylamaları bitinceye kadar sürdürecek.




Teklifin görüşmeleri öncesi çeşitli sivil toplum örgütleri ve bazı vatandaşlar TBMM Dikmen Kapısı önünde basın açıklaması yaptı

İkinci tur görüşmeler 9 Şubat'ta
 
Bu nedenle ikinci tur görüşmeler 9 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirilecek. İkinci tur görüşmede, yalnızca maddeler üzerinde verilmiş değişiklik önergeleri ele alınacak, bir madde üzerinde birinci turda değişiklik önergesi verilmemişse ikinci turda da ilgili madde ile ilgili önerge verilemeyecek.
 
Anayasa değişikliği teklifinin maddelerinin ve tümünün kabulü, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun (330) gizli oyu ile mümkün olabilecek.
 
Birinci turda gerekli çoğunlukla (330) kabul oyu alamayan bir madde, ikinci turda da en az (330) oy alamazsa reddedilmiş sayılacak.

Anayasa değişiklik teklifi
 
AK Parti ve MHP'li milletvekillerince verilen Anayasa değişikliği teklifiyle, Anayasa'nın, "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10'uncu maddesinde, "... ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında" ibaresi eklendiği son fıkrası, "Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır" şeklinde değiştiriliyor.
 
Teklif, Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42'nci maddesine, "Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir" şeklinde yeni bir fıkra eklenmesini öngörüyor.
 
Anayasa değişikliği teklifinin son maddesi de yürürlüğü düzenliyor.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Güncel Olaylar

En Çok Okunan Haberler

Anket

Sizce AKP Kapatilmali mi?



Tüm Anketler

©2007 Tüm Hakları Superalem.com'a Aittir.
RSS Kaynağı

hosting
Sohbet | Chat | mIRC | Haber | Oyun | Galeri | Video | Sohbet | chat | sohbet | sohbet | mirc | sohbet35 | chat

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi